Saadet Partisi İstanbul Milletvekili Aydın, TBMM'de yaptığı konuşmada, Filistin'de yaşanan zulme karşı daha somut adımlar atılması gerektiğini vurguladı. Aydın, İsrail'in Filistin'de yaptığı katliamları ve saldırıları kınayarak, "İsrail hastane bombaladı, sadece kınadınız. İsrail ambulans bombaladı, sadece kınadınız. İsrail camileri bombaladı, sadece kınadınız. İsrail bebekleri katletti, sadece kınadınız. Sizin kınamaktan öte bir adım atmanız için İsrail daha ne yapmalı arkadaşlar?" dedi.

Saadet Partisi  İstanbul Milletvekili Birol Aydın, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda iktidarın Filistin'de yaşanan zulme karşı daha somut adımlar atılması gerektiğini belirtti. Tüm siyasi partilerin ortak bir duruş sergilemesi gerektiğini söyleyen Aydın, ''İsrail hastane bombaladı, sadece kınadınız. İsrail ambulans bombaladı, sadece kınadınız. İsrail camileri bombaladı, sadece kınadınız. İsrail bebekleri katletti, sadece kınadınız. İsrail çadırları bombaladı, insanları yakarak katletti; şimdi yine sadece kınıyorsunuz. Sizin kınamaktan öte bir adım atmanız için İsrail daha ne yapmalı arkadaşlar?'' dedi.

"BİR İKTİDARIN ADAMLIĞI VE OMURGASI FİLİSTİN İÇİN YAPTIĞINDAN BELLİ OLUR!”

Aydın, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Ey Birleşmiş Milletler, ey Amerikan devleti, ey Avrupa Birliği ülkelerinin yöneticileri!” ve “Dünya 5’ten büyüktür.” söylemlerine atıfta bulunarak, bu tür seslenişlerin artık karşılık bulmadığını ifade etti. Aydın, konuşmasında şunları söyledi: “Değerli arkadaşlar, artık söz bitmiştir ama bu söz bugün bitmemiştir, zaten bitmişti; bundan böyle sözün hiçbir karşılığı yoktur. Çok net konuşacağım: Bir insanın insanlığı Filistin'e bakışından belli olur, bir iktidarın adamlığı ve omurgası da Filistin için yaptığından belli olur.”

"YAKLAŞIK 8 AY OLDU, TEK BİR GECE İSRAİL YÖNETİCİLERİNİ UYKUSUZ BIRAKACAK ADIM ATMADINIZ!"

Aydın, konuşmasının devamında dünya genelinde Filistin için mücadele eden vatandaşları ve sivil toplum kuruluşlarını överken, Türkiye'deki hükümetin Filistin'e yönelik eylemlerini yetersiz bulduğunu dile getirdi. "Bütün dünyada polis baskılarına rağmen pankart açan, yürüyüş yapan, evine İsrail ürünlerini sokmamaya özen gösteren vatandaşlardan, bildirge hazırlayan ve sunan sivil toplum kuruluşlarından farklı olarak bizim 22 yıllık iktidarımız Allah aşkına 8 aydır ne yaptı? Yaklaşık 8 ay oldu, tek bir gece İsrail yöneticilerini uykusuz bırakacak adım atmadınız. 8 ay oldu, rahat nefes alacak Filistinli için tek bir adım atmadınız" dedi.

Saadet Partisi  İstanbul Milletvekili Aydın'ın ifadeleri şu şekilde:

“HAKİKATLER KARŞISINDA GİDEN GELEN GEMİLERİ GÖRMEZDEN GELDİNİZ”

Aydın, konuşmasında İsrail'in dünya kamuoyunda meşruiyetini yitirdiği bu dönemde, Türkiye Parlamentosu'nun pasif kaldığını belirtti. "İsrail’in dünya kamuoyunda meşruiyetini bu derece yitirdiği bir dönemde, Türkiye Parlamentosu ise 75 yıldır hiç olmadığı kadar pasif bir dönemini yaşıyor." dedi. Ayrıca, “Biz, bu kürsülerden ‘Ticareti durdurun; yapmayın, etmeyin.’ diye haykırdık. Sizin önemli bir kısmınız hop oturdunuz hop kalktınız, hakikatler karşısında giden gelen gemileri -rahmetli Erbakan Hocamızın ifadesiyle- âdeta macunladınız, görmezden geldiniz. 7 sonra hakikat kendi içinizden güneş gibi, ay gibi yüzünüze çarpıldı, utanmadınız" şeklinde konuştu.

Dünya 5’ten büyüktür, elhak doğru ama bunu söylemek yetmez, icraata dökmek lazım. Ancak dünyanın 5’ten daha büyük olduğunun ispatı açısından Türkiye'nin İsrail'den büyük olduğunu ispat etmek sizin boynunuzun borcudur, bunu gösterin.

“ERDOĞAN TÜM MUHALEFET PARTİLERİNİN LİDERLERİNİ BİR ARAYA GETİRSİN!”

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve muhalefet partilerinin liderlerinin birlikte hareket etmesi gerektiğini ifade eden Aydın, Cumhurbaşkanı’na seslenerek “Bakınız, buradan çağrıda bulunuyorum: Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan tüm muhalefet partilerinin liderlerini bir araya getirsin. Gazze'ye veya sınır kapısına gideceğini kararlılıkla beyan etsin. Bunu hissettirsin, İsrail feleğini şaşırır, bundan emin olunuz. Silahlı Kuvvetlerimizin koruması ve gözetiminde tüm siyasi partilerimizden temsilcilerle oluşan -milletvekillerinin de içinde yer alacağı- bir heyetle bir yardım konvoyunu harekete geçireceğimizi söyleyelim, hissettirelim, emin olunuz, Gazze'de insanlar nefes alırlar, rahatlarlar” dedi.

“TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİNE, ZULMÜ KINAMAK DEĞİL, ZALİMİN ZULMÜNÜ DURDURMAK YARAŞIR!”

Meclis'in tarihi misyonunu hatırlatarak, Türkiye'nin mazlumlara karşı her zaman destek olması gerektiğini ifade eden Aydın, “Çatısı altında bulunduğumuz bu Meclis emperyalizme karşı çatışmayı göze almış bir Meclistir. Bu Meclis, Kıbrıs’a donanmalara gönderen bir Meclistir. Bu Meclis, Irak tezkeresini reddeden bir Meclistir. Bu Meclis, Gazi Meclistir. Bu Meclis, zalime haddini bildiren Meclistir. Mazluma kol kanat germiş bir Meclistir. Bu Meclis, bugün de tarihî sorumluluklarını yerine getirmek zorundadır ve bu sorumlulukları kuşanmak zorundadır. Türkiye Büyük Millet Meclisine, zulmü kınamak değil, zalimin zulmünü durdurmak yaraşır” ifadelerini kullandı.

"İKTİDARA DÜŞEN BİLDİRİ YAYINLAMAK DEĞİLDİR; ZALİME HADDİNİ BİLDİRMEKTİR!"

Meclis'in sadece bildiriler yayınlamakla yetinmemesi gerektiğini ve zalimlere karşı kararlı adımlar atılması gerektiğini söyleyen Birol Aydın, “Türkiye'ye, mazlumlar için sadece gözyaşı dökmek değil, mazlumun gözyaşını dindirmek yaraşır. İktidara düşen bildiri yayınlamak değildir; zalime haddini bildirmektir. Makamlarımız, sorumluluklarımız, milletvekilliklerimiz ve cumhurbaşkanlıklarımız, gücümüz ve kudretimiz gidecek ve bitecek. Onun için, anın gereği olarak sorumluluklarımızı Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak yerine getirmemiz gerekiyor. Haydi, hep beraber biz bir adım atalım” şeklinde konuştu.

"GERÇEKTEN BİR ŞEY YAPILACAKSA TÜRKİYE OLARAK BİZ YAPABİLİRİZ!"

Türkiye'nin İsrail'in zulmüne karşı somut adımlar atması gerektiğini belirtti. Aydın, AK Parti'nin bu konudaki tavrını eleştirerek, Türkiye'nin ekonomik kaygılardan önce insanlık ve adalet duygularıyla hareket etmesi gerektiğini vurguladı. Aydın, konuşmasında şunları söyledi:

“Biz ‘Haydi, lütfen somut adım atalım.’ dediğimizde, AK Parti'li bir kısım yöneticiler televizyon ekranlarında sözcüleriyle şunu dediler: ‘Hani uçağa bineriz ya, önce kendimizi selamete alırız, oksijen maskesini takarız, sonra çocuğumuza.’ ‘Haydi, biz hep beraber somut adım atalım. Şu İsrail yöneticilerini korkutalım, geri durduralım bu mezalimden.’ dediğimizde, ekonomik dengelerden dem vurdular. Yere batsın sizin ekonominiz, yere batsın sizin milletvekilliğiniz, yere batsın bizim adam gibi görünmeyiş hâlimiz, topyekûn olarak söylüyorum. Gerçekten bir şey yapılacaksa Türkiye olarak biz yapabiliriz.”